İçeriğe geç
Türkiye Yaban Hayatı

Ctenophthalmus secundus (Wagner, 1916)

Ctenophthalmus secundus (Wagner, 1916)


Ctenophthalmus secundus, pireler takımına (Siphonaptera) ait Ctenophthalmidae familyasının Ctenophthalmus cinsinde yer alan bir pire türüdür. Tür, Wagner, 1916 tarafından bilim dünyasına tanıtılmıştır. Çoğu akrabası gibi küçük memelilerin dış asalağıdır ve ayrıntılı bilgilerin büyük kısmı uzman entomolojik ve parazitolojik çalışmalara dayanır.

Bu pireler kanatsız, yanlardan yassılaşmış ve oldukça küçük böceklerdir; boyları genellikle birkaç milimetre düzeyindedir. Arka bacakları sıçramaya uyarlanmış, ağız parçaları kan emmek için delici-emici yapıdadır. Ctenophthalmus cinsini tanıtan başlıca özellikler, başın alt kenarındaki çoğunlukla üç dişli yanak tarağı, ön göğüsteki diken sırası ve körelmiş gözlerdir. Türlerin birbirinden ayrılması ise neredeyse yalnızca mikroskop altında, özellikle erkek ve dişi üreme organlarının ayrıntılı yapısı incelenerek yapılabilir.

Bütün pireler gibi bu tür de tam başkalaşım geçirir. Dişinin bıraktığı yumurtalardan çıkan bacaksız larvalar, konakçının yuvasında organik artıklar ve erişkinlerin dışkısıyla beslenerek gelişir; ardından bir koza içinde pupa olur. Erişkinler ise kan emici dış asalaklardır. Gelişme hızı sıcaklık ve neme bağlıdır; serin ve nemli yuva ortamları bu grubun larvaları için uygun koşullar sağlar.

Ctenophthalmus türleri ağırlıklı olarak küçük memelilerin, özellikle tarla fareleri, orman fareleri, yer sincapları gibi kemirgenlerin ve sivri farelerin asalağıdır. Bunlar tipik birer "yuva piresi"dir: zamanlarının çoğunu konakçının üzerinde değil, yuvasında ve yuva malzemesi arasında geçirir, beslenmek için konakçıya geçerler. Kemirgenlerde dolaşan bazı bakteri ve diğer mikroorganizmaların hayvanlar arasında taşınmasında rol oynayabilecekleri için yaban hayatı sağlığı ve halk sağlığı açısından incelenirler; insanla doğrudan ilişkileri ise oldukça sınırlıdır.

Cins, Palearktik bölgede özellikle zengindir ve tür ile alt tür sayısı yüzleri bulur. Pek çok tür dar bir coğrafi alana ya da belirli dağ sistemlerine sınırlıdır; bu durum, konakçılarının yerleşik yaşamı ve yuvaya bağlı biyolojileriyle açıklanır. Türkiye ve çevresi, Avrupa ile Asya arasındaki geçiş konumu nedeniyle bu cins bakımından çeşitlilik gösteren bölgeler arasında yer alır.

Yorumlar

Yorumları görüntüle

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş yap