İçeriğe geç
Türkiye Yaban Hayatı

Phorbas armatus Schmidt, 1868 2 - -

Phorbas armatus Schmidt, 1868 2 - -


Phorbas armatus, Demospongiae sınıfının Poecilosclerida takımına bağlı Hymedesmiidae familyasından bir deniz süngeridir. Tür, Oscar Schmidt tarafından 1868’de tanımlanmıştır. Demospongiae sınıfı, bugün bilinen süngerlerin büyük çoğunluğunu kapsayan en kalabalık sünger grubudur. Bu sınıfın üyelerinde iskelet, silisten yapılmış iğneler (spikül) ve/veya spongin adlı esnek bir protein lifinden oluşur. Süngerlerin gerçek dokuları, organları ve sinir sistemi yoktur; vücutları, suyu küçük gözeneklerden içeri alıp büyük açıklıklardan (oskül) dışarı veren bir kanal sistemiyle örülüdür.

Phorbas cinsinin üyeleri çoğunlukla kayalar, taşlar ve başka canlıların kabukları üzerinde ince, yayılan kabuklar oluşturur; bazı türleri daha kalın ve yastık biçimli olabilir. Renkleri sarı, turuncu, kırmızı, mor veya mavimsi tonlarda değişebilir ve yüzeylerinde ince oluklar ya da desenler görülebilir. Hymedesmiidae familyası, iskeleti zemine dik duran dikenli iğnelerden (akantostiller) oluşan ince kabuk süngerlerini içerir. Poecilosclerida takımı, süngerler arasında en çok türe sahip takımlardan biridir. Bu takımın üyelerinde iskelet genellikle spongin ile birbirine bağlanmış iri iğnelerden (megasklerler) ve bunların yanında kelepçe biçimli şelalar, sigmalar ve toksalar gibi çok çeşitli küçük iğnelerden (mikrosklerler) oluşur. Türlerin ayırt edilmesinde bu mikroskobik iğnelerin şekli ve boyu belirleyicidir; bu nedenle tür tayini çoğu zaman yalnızca dış görünüşe bakılarak değil, doku örneğinin mikroskop altında incelenmesiyle yapılabilir.

Süngerler süzerek beslenen, yerleşik yaşayan hayvanlardır. Yaka hücreleri (koanositler) kamçılarıyla sürekli bir su akımı oluşturur; bu akımla gelen bakteriler, tek hücreli planktonlar ve çözünmüş organik maddeler hücreler tarafından yakalanır. Bu sayede süngerler suyun temizlenmesinde ve besin döngüsünde önemli bir rol üstlenir, aynı zamanda pek çok küçük omurgasız ve balık için barınak sağlar. Üreme hem eşeyli hem de eşeysiz yolla olabilir; eşeyli üremede oluşan kirpikli larvalar kısa bir süre suda serbest yüzdükten sonra uygun bir zemine tutunup yeni bir birey oluşturur.

Akdeniz’de bu tür süngerler sığ kayalık kıyılardan başlayarak loş mağara girişlerine, mercanımsı (koralijen) topluluklara ve daha derin sert zeminlere kadar çeşitli ortamlarda bulunabilir. Türkiye kıyılarında, özellikle Ege ve Akdeniz’de, sünger faunası üzerine yapılan çalışmalar bu gruptan çok sayıda türün varlığını ortaya koymuştur. İnsanlar için bilinen bir tehlikesi yoktur; ancak bazı süngerlerin dokusundaki iğneler ve kimyasal maddeler çıplak elle temas edildiğinde hafif kaşıntı veya tahrişe yol açabileceğinden dalışta dokunmamak en doğrusudur.

Yorumlar

Yorumları görüntüle

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş yap