İçeriğe geç
Türkiye Yaban Hayatı

Lecane stichaea Harring, 1913

Lecane stichaea Harring, 1913


, rotiferler (Rotifera) şubesinin Eurotatoria sınıfına, Ploima takımına ve Lecanidae familyasına ait mikroskobik bir tatlı su canlısıdır. Bu cinsin diğer üyeleri gibi küçük, zırhlı ve sırt-karın yönünde basık bir gövdeye sahiptir. Boyu genellikle milimetrenin onda biri kadardır ve ancak mikroskopla ayrıntılı olarak incelenebilir.

Lecane, tatlı su rotiferlerinin en çok türe sahip cinslerinden biridir ve dünya genelinde iki yüzü aşkın tür içerir. Bu cinsin üyelerinin gövdesi sırt-karın yönünde basık, oval ya da yuvarlağımsı sert bir zırh (lorika) ile örtülüdür. Lorika, sırt ve karın plakalarından oluşur; bu plakalar yanlarda esnek bir zarla birbirine bağlanır. Gövdenin arka ucunda bir ya da iki parmak (ayak uzantısı) bulunur. Ön kenardaki çıkıntıların, plakaların biçiminin ve parmakların uzunluğunun ayrıntıları türlerin ayrımında kullanılır.

Cinsin türleri çoğunlukla açık sudan çok kıyı bölgesinde, sucul bitkiler arasında, dip çamurunda ve yosun yastıkları içinde yaşar. Su bitkilerinin yüzeyinde sürünerek ya da kısa mesafeler yüzerek hareket ederler. Özellikle sıcak bölgelerde tür çeşitliliği yüksektir; bazı türler ılıman bölgelerde de yaygındır.

Bu gruptaki rotiferler bakteriler, tek hücreli algler, detritus ve küçük organik parçacıklarla beslenir. Üreme çoğunlukla partenogenez yoluyla, yani dişilerin döllenmemiş yumurtalardan yeni dişiler üretmesiyle gerçekleşir; erkekler küçük yapılıdır ve yalnızca belirli dönemlerde ortaya çıkar. Eşeyli üreme sonucunda oluşan dayanıklı yumurtalar kuraklık ve soğuk gibi olumsuz koşullara uzun süre dayanabilir. Kısa yaşam döngüleri sayesinde populasyonları hızla büyüyebilir. Rotiferler tatlı su besin ağlarında küçük balıkların ve böcek larvalarının önemli bir besin kaynağıdır ve su kalitesinin izlenmesinde gösterge canlılar olarak kullanılır.

Rotiferlerin pek çok türü, dayanıklı yumurtalarının rüzgâr, su ve hayvanlarla taşınabilmesi sayesinde çok geniş bir coğrafi yayılışa sahiptir. Bu cinsin birçok türü farklı kıtalardan kaydedilmiştir. Türkiye'deki göl, gölet, baraj ve sulak alanlarda yapılan zooplankton çalışmaları, bu gruptan çok sayıda türün ülkemiz iç sularında bulunduğunu göstermektedir. Mikroskobik boyutları nedeniyle ancak su örneklerinin mikroskop altında incelenmesiyle tanımlanabilirler ve insanlar için herhangi bir tehlike oluşturmazlar.

Yorumlar

Yorumları görüntüle

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş yap