İçeriğe geç
Türkiye Yaban Hayatı

Raspailia (Raspailia) viminalis Schmidt, 1862

Raspailia (Raspailia) viminalis Schmidt, 1862


Raspailia (Raspailia) viminalis, Demospongiae sınıfının Axinellida takımına bağlı Raspailiidae familyasından bir deniz süngeridir. Tür, Oscar Schmidt tarafından 1862’de tanımlanmıştır. Demospongiae sınıfı, bugün bilinen süngerlerin büyük çoğunluğunu kapsayan en kalabalık sünger grubudur. Bu sınıfın üyelerinde iskelet, silisten yapılmış iğneler (spikül) ve/veya spongin adlı esnek bir protein lifinden oluşur. Süngerlerin gerçek dokuları, organları ve sinir sistemi yoktur; vücutları, suyu küçük gözeneklerden içeri alıp büyük açıklıklardan (oskül) dışarı veren bir kanal sistemiyle örülüdür.

Raspailia viminalis, ince, dik ve çoğunlukla az dallanan, kamçı ya da çubuk görünümlü bir süngerdir. Rengi genellikle sarımsıdan turuncu-kahverengiye kadar değişir; yüzeyi, dışarıya doğru çıkan uzun iğneler nedeniyle ince tüylü (hispid) bir görünüm taşır. Raspailiidae familyasının üyelerinde iskelet, yoğun bir eksen ve bu eksenden dışa doğru ışınsal olarak uzanan iğne demetlerinden oluşur. Axinellida takımındaki süngerler genellikle dik, dallı ya da yelpaze biçimli gövdeleriyle tanınır ve özellikle akıntılı, sert zeminli ortamlarda bulunur. Tür Akdeniz’de ve komşu Atlantik sularında bilinmektedir.

Süngerler süzerek beslenen, yerleşik yaşayan hayvanlardır. Yaka hücreleri (koanositler) kamçılarıyla sürekli bir su akımı oluşturur; bu akımla gelen bakteriler, tek hücreli planktonlar ve çözünmüş organik maddeler hücreler tarafından yakalanır. Bu sayede süngerler suyun temizlenmesinde ve besin döngüsünde önemli bir rol üstlenir, aynı zamanda pek çok küçük omurgasız ve balık için barınak sağlar. Üreme hem eşeyli hem de eşeysiz yolla olabilir; eşeyli üremede oluşan kirpikli larvalar kısa bir süre suda serbest yüzdükten sonra uygun bir zemine tutunup yeni bir birey oluşturur.

Akdeniz’de bu tür süngerler sığ kayalık kıyılardan başlayarak loş mağara girişlerine, mercanımsı (koralijen) topluluklara ve daha derin sert zeminlere kadar çeşitli ortamlarda bulunabilir. Türkiye kıyılarında, özellikle Ege ve Akdeniz’de, sünger faunası üzerine yapılan çalışmalar bu gruptan çok sayıda türün varlığını ortaya koymuştur. İnsanlar için bilinen bir tehlikesi yoktur; ancak bazı süngerlerin dokusundaki iğneler ve kimyasal maddeler çıplak elle temas edildiğinde hafif kaşıntı veya tahrişe yol açabileceğinden dalışta dokunmamak en doğrusudur.

Yorumlar

Yorumları görüntüle

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş yap