İçeriğe geç
Türkiye Yaban Hayatı

Calanus helgolandicus (Claus, 1863)

Calanus helgolandicus (Claus, 1863)


Calanus helgolandicus, Calanidae ailesinin Calanus cinsine ait bir deniz kopepodudur. Tür, 1863 yılında Claus tarafından tanımlanmıştır ve adını Kuzey Denizi'ndeki Helgoland Adası'ndan alır.

Ergin bireyler birkaç milimetre boyunda, uzunca ve saydam gövdeli kopepodlardır. Tür kuzeydoğu Atlas Okyanusu'nun ılıman suları ile Akdeniz'de yaygındır ve kuzeydeki akrabası Calanus finmarchicus'tan çok benzer görünüşü nedeniyle ancak ayrıntılı inceleme ile ayrılabilir. İklim değişikliğiyle birlikte Kuzey Denizi'nde bu türün oranının arttığı bilinir. Fitoplanktonla beslenir, yağ depolar ve balık larvaları için önemli bir besin kaynağıdır.

Calanidae ailesi, kalanoid kopepodların en iyi bilinen ve ekonomik açıdan en önemli gruplarından biridir. Üyeleri görece iri, uzunca gövdeli ve güçlü yüzücülerdir. Fitoplanktonu süzerek beslenir, vücutlarında yağ biriktirir ve birçoğu yılın belirli dönemlerinde derin sulara inip dinlenme evresine (diyapoz) girer. Bu yağca zengin hayvanlar balıklar için son derece besleyicidir. Kalanoid kopepodlar, birinci antenlerinin (antenüllerinin) çok uzun ve çok eklemli olmasıyla, vücudun öndeki geniş prozom ile arkadaki dar ürozom arasındaki hareketli eklemin beşinci göğüs segmentinin arkasında yer almasıyla tanınır. Antenüller hem yüzme ve süzülme sırasında denge sağlar hem de su hareketlerini algılayarak avcılardan kaçışta önemli rol oynar. Erkeklerde bir veya iki antenül, çiftleşme sırasında dişiyi tutmak için kavrayıcı yapıya dönüşmüş olabilir; beşinci bacak çifti de erkeklerde çoğu zaman asimetriktir ve tür ayrımında başlıca karakterdir.

Kopepodlar ayrı eşeylidir. Yumurtadan çıkan nauplius larvası altı nauplius evresinden, ardından beş kopepodit evresinden geçerek ergin bireye dönüşür. Tür ayrımı genellikle mikroskop altında ağız parçaları, yüzme bacakları ve özellikle beşinci bacak çiftinin yapısı incelenerek yapılır. Kalanoid kopepodlar deniz zooplanktonunun sayıca ve biyokütle bakımından en önemli bileşenleri arasındadır. Fitoplanktonu ve küçük canlıları tüketerek birincil üretimi balık larvalarına, hamsi ve sardalya gibi pelajik balıklara ve diğer planktonla beslenen hayvanlara aktarırlar; bu nedenle deniz besin ağlarında kilit bir halka oluştururlar.

Yorumlar

Yorumları görüntüle

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş yap