Rhabderemia indica Dendy, 1905
Rhabderemia indica Dendy, 1905
Rhabderemia indica, Demospongiae sınıfının Biemnida takımına bağlı Rhabderemiidae familyasından bir deniz süngeridir. Tür, Arthur Dendy tarafından 1905’te Hint Okyanusu’ndan elde edilen örneklere dayanarak tanımlanmıştır. Demospongiae sınıfı, bugün bilinen süngerlerin büyük çoğunluğunu kapsayan en kalabalık sünger grubudur. Bu sınıfın üyelerinde iskelet, silisten yapılmış iğneler (spikül) ve/veya spongin adlı esnek bir protein lifinden oluşur. Süngerlerin gerçek dokuları, organları ve sinir sistemi yoktur; vücutları, suyu küçük gözeneklerden içeri alıp büyük açıklıklardan (oskül) dışarı veren bir kanal sistemiyle örülüdür.
Rhabderemia cinsinin üyeleri çoğunlukla sert zeminler, ölü mercanlar ya da başka süngerler üzerinde gelişen, ince ve göze çok çarpmayan kabuk süngerleridir. Cinsin ayırt edici özelliği, sapları kıvrımlı ya da dalgalı iri iğneler (rabdostiller) ile spiral kıvrımlı küçük iğnelerin (spirosigmalar) birlikte bulunmasıdır. Biemnida takımı, eskiden Poecilosclerida içinde değerlendirilen ve moleküler çalışmalar sonucunda ayrı bir takım olarak ele alınan sünger gruplarını kapsar. Tür esas olarak Hint-Pasifik bölgesinden bilinir. Bu tür küçük kabuk süngerlerinin tür düzeyinde tanınması ancak mikroskobik iğne incelemesiyle mümkündür.
Süngerler süzerek beslenen, yerleşik yaşayan hayvanlardır. Yaka hücreleri (koanositler) kamçılarıyla sürekli bir su akımı oluşturur; bu akımla gelen bakteriler, tek hücreli planktonlar ve çözünmüş organik maddeler hücreler tarafından yakalanır. Bu sayede süngerler suyun temizlenmesinde ve besin döngüsünde önemli bir rol üstlenir, aynı zamanda pek çok küçük omurgasız ve balık için barınak sağlar. Üreme hem eşeyli hem de eşeysiz yolla olabilir; eşeyli üremede oluşan kirpikli larvalar kısa bir süre suda serbest yüzdükten sonra uygun bir zemine tutunup yeni bir birey oluşturur.
Akdeniz’de bu tür süngerler sığ kayalık kıyılardan başlayarak loş mağara girişlerine, mercanımsı (koralijen) topluluklara ve daha derin sert zeminlere kadar çeşitli ortamlarda bulunabilir. Türkiye kıyılarında, özellikle Ege ve Akdeniz’de, sünger faunası üzerine yapılan çalışmalar bu gruptan çok sayıda türün varlığını ortaya koymuştur. İnsanlar için bilinen bir tehlikesi yoktur; ancak bazı süngerlerin dokusundaki iğneler ve kimyasal maddeler çıplak elle temas edildiğinde hafif kaşıntı veya tahrişe yol açabileceğinden dalışta dokunmamak en doğrusudur.
Üye Fotoğrafları
Bu tür için henüz üye fotoğrafı eklenmemiş.
Benzer Türler
Benzer tür bulunamadı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın. Yorumları görüntüle
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş yap