Türkiye ‘de yaşayan kurbağa türleri

  1. Anasayfa
  2. Türkiye ‘de yaşayan kurbağa türleri

Türkiye ‘de yaşayan kurbağa türleri

"KURBAĞA YAĞMURU” DİYE BİR ŞEY VAR MIDIR? 

    Kurbağaların kurak bir periyottan sonra yağmurların yağması ile ortamda birden çok sık görülmesi eksik gözlem sonucu yapılmış yanlış bir değerlendirmedir. Kurbağaların ani olarak etrafta çoğalması, yağmurla geldiklerini düşündürmektedir. Oysaki etrafta çok görülen bu küçük kurbağalar su kaynaklarında gelişimlerini henüz tamamlamak üzereyken yağışsız kurak periyoda girilmesi ile birlikte suların kuruması sonucu nispeten nemli taş altı, kütük altlarına gizlenirler. 

KURBAĞALAR SİĞİL YAPAR MI ? 

    Birçok kişi ellerinde siğil yapacağı düşüncesi ile kurbağaları ele almaktan hatta onlara dokunmaktan çekinir. Özellikle de siğilli kurbağa ve gece kurbağası gibi bazı kurbağaların derisinde bulunan siğil benzeri yapıların ellerine geçeceklerine inanırlar. Öncelikle hemen belirtilmesi gereken önemli husus, söz konusu bu hayvanların derilerindeki kabarcıkların eldeki siğiller ile bir benzerliğinin olmadığıdır. Bu hayvanların derisi üzerindeki kabartılar derilerinde bulunan zehir bezlerinin bulunduğu ve dışarıya açıldığı kısımlardır. Hatta bu zehir bezleri, siğilli kurbağa ve gece kurbağasında olduğu gibi göz arkasında grup oluşturabilirler. İnsan elindeki siğiller ise derimizde bulunan epidermis hücrelerinin bir virüs enfeksiyonu sonucu aşırı çoğalması sonucu oluşan kabarcıklardır. Dolayısı ile farklı yapılar olup, birbiri ile ilişkisi yoktur. Kurbağa derisinde zehir bezleri bulunmaktadır.Ülkemizdeki kurbağaların derileri de zehir bezi içermektedir. Siğilli kurbağa, gece kurbağası ve lekeli semender gibi amfibilerden elde edilen zehirler, vücut içine enjekte edilir ise ölüme sebebiyet verebilir. Deride yaralara sebebiyet veren Afrika ve Hint Okyanusu’ndaki adalarda yaşayan bazı kurbağaların zehirleri hariç kurbağa zehirleri çıplak deriye zarar vermez. Ancak açık yara, göz ve dudaklar gibi hassas organlarda acı hissi verebilir ve iltihaplanmalara sebep olabilir. Bu durumlarda zehre temas eden bölgeleri bol su ile yıkamak gereklidir. Yine aynı şekilde ele alınan kurbağa bir savunma davranışı olarak idrarını yapar bu durumda da yine elleri su ile yıkamak yeterli olacaktır.

KAPLUMBAĞA veya DİĞER SÜRÜNGENLERİN KANI

KANSER DAHİL HASTALIKLARA İYİ GELİR Mİ? 

    Ne yazık ki doğada son derece yavaş hareket eden ve insana hiçbir zararı dokunmayan kara kaplumbağaları özellikle küçük çocuklar tarafından taşlanarak zarar görmekte, bilhassa seralardaki bazı tarım ürünlerini de yedikleri için seraların çevresinde derin ve bazen içi su dolu kanallar açılarak bu hayvanların seralara girmeleri önlenmeye çalışılmakta, doğadan toplanan kaplumbağalar bu hayvanları yurt dışına satarak ticaretini yapan kişilere verilmektedir. Bir de özellikle Ege bölgesinde yaptığımız arazi çalışmaları sırasında halktan edindiğimiz bilgilere göre bazı yörelerde kaplumbağa ve bazı sürüngenlerin (Örn. oluklu kertenkele) kanının kanser dahil bazı hastalıklara iyi geldiği hatta bu hayvanların afrodizyak olarak kullanılabileceği yönünde bir inanışın hakim olduğu görülmüştür.

  Söz konusu hayvanların bu yönde yararları olduğuna yönelik hiçbir bilimsel veri mevcut değildir. 


  • Classis: Amphibia (İki Yaşamlılar)
  •  Ordo: Anura (Kuyruksuz Kurbağalar)   
  •  Familya: Bombinatoridae
  •  Bombina bombina (Kırmızılı kurbağa) 
  •  Familya: Bufonidae
  •  Bufo bufo (Siğilli Kurbağa)
  •  Bufo verrucosissimus (Kafkas siğilli kurbağası)
  •  Pseudepidalea variabilis(Değişken desenli gece kurbağası)
  •  Pseudepidalea viridis (Gece kurbağası)
  •  Familya: Hylidae
  •  Hyla orientalis (Ağaç kurbağası)
  •  Hyla savignyi (Yeşil kurbağa)
  •  Familya: Pelobatidae
  •  Pelobates syriacus (Toprak kurbağası)
  • Familya: Pelodytidae
  •  Pelodytes caucasicus (Kafkas kurbağası)
  •  Familya: Ranidae
  •  Pelophylax bedriagae (Levanten kurbağası)
  •  Pelophylax ridibundus (Ova kurbağası)
  •  Pelophylax caralitanus (Beyşehir kurbağası)
  •  Rana dalmatina (Çevik kurbağa)
  •  Rana holtzi (Toros kurbağası)
  •  Rana macrocnemis (Uludağ kurbağası)
  •  Rana tavasensis (Tavas kurbağası)

 

Bombina bombina (Kırmızılı kurbağa) 

 

Genel Özellikleri: Vücut boyu 5 cm. kadar, başın ön kısmı yuvarlaktır. Gözleri küçük, göz bebekleri yuvarlığımsı veya kalp şeklinde dışa ve yukarıya dönüktür. Arka bacakları nispeten kısa,i ç metatarsal tüberkül çok küçüktür. Sırt tarafı bariz yuvarlak veya oval delikli siğillerle kaplıdır. Erkeklerde bir çift ses kesesi vardır. Sırt tarafı gri, kahverengi veya siyah gridir. Bunlar üzerinde siyah nadiren de yeşil lekeler bulunur.

Alçak ovalardaki havuz, kanal ve arklar gibi su birikintilerinde veya bunların yakınlarında yaşarlar. Küçük sıçramalarla hareket ederler. Sıkıştıkları durumlarda taş altına girer veya kendilerini çamura gömerler. Bir dişi 80-100 yumurta bırakabilir ve bunları su içinde bitkilere yapıştırır. IUCN kriterlerine göre LC (Least Concern) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Türkiye'deki yayılış yerleri Trakya ile Kuzeybatıda Adapazarı civarlarıdır. İki alttür barındırır. Deniz seviyesinden 250 m. yüksekliğe çıkabilir.

 

Bufo bufo (Siğilli Kurbağa)

 Genel Özellikleri: Vücut boyu 15 cm. kadar, gözlerin arkasındaki zehir bezleri çok büyüktür. Gözbebeği yatay, göz irisi altın veya bakır rengindedir. Deri fazla kabarcıklı sırtta sık ve bariz siğiller bulunur. Erkeklerde ses kesesi yoktur. Sırt tarafı genellikle kahverengi bazen kırmızımsı veya grimsi zemin üzerine koyu lekelidir. Alt tarafı kirli beyaz grimsi olup koyu lekelidir.

Az bitkili veya ormanlık bölgelerde nemli taşlık kısımlarda yaşarlar. Gündüzleri taş altı, oyuklar ve deliklerde gözlenir. Geceleri avlanan tür böcek sokucan ve yumuşakçalarla beslenir. Baharda üreme zamanı havuz ve gölcüklere gider iki kordon halinde dışarı çıkan yumurtalar sudaki bitki ve ağaç parçalarına sardırılır. Bir dişi 5000-7000 yumurta bırakır. IUCN kriterlerine göre LC (Least Concern) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Türkiye'de Orta ,Batı, Doğu Anadolu ve Trakya Bölgelerinde yayılmıştır. Üç ayrı alttür ile temsil edilmektedir. Deniz seviyesinden 3000 m. yüksekliğe çıkabilir.

Bufo verrucosissimus (Kafkas siğilli kurbağası)

 Genel Özellikleri: Vücut boyu 15 cm. kadar, baş üzerindeki parotid bezler iyi gelişmiştir.İris kısmı altın renginde veya bakır kırmızısıdır. Derileri bol siğillidir. Sırt taraf genel olarak kahverengi, bazen kırmızımsı, grimsi tonlarda da ve üzerinde birkaç tane koyu lekelidir. Alt tarafının esas rengi kirli beyaz, grimsi veya kahverengidir. Bacaklarda az gelişmiş yüzme zarı bulunur ve parmakların altındaki tüberküller çift sıra halindedir. Derisi kabarcıklı ve kahverengidir. Erkeklerinde ses kesesi bulunmaz. 

Az bitkili veya ormanlık bölgelerde nemli taşlık kısımlarda yaşarlar. Gündüzleri taş altı, oyuklar ve deliklerde gözlenir. Geceleri avlanan tür böcek solucan ve yumuşakçalarla beslenir.Fazla sıçrayamazlar ve karada hareketleri yavaştır. Erkekleri dişilere nazaran daha küçüktür.Erkekleri dişilerden sayıca fazla olduğundan, bazen kümeler halinde birbirlerine sarılırlar. Ampleksus koltuk bölgesindendir. Baharda üreme zamanı havuz ve gölcüklere gider iki kordon halinde dışarı çıkan yumurtalar sudaki bitki ve ağaç parçalarına sardırılır. Bir dişi 5000-7000 yumurta bırakır. IUCN kriterlerine göre NT (Near Thereatened) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Türkiye'de Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yayılmıştır.Deniz seviyesinden 3000 m. yüksekliğe çıkabilir.

Pseudepidalea variabilis (Değişken desenli gece kurbağası) 

 Genel Özellikleri: Vücut boyu 10 cm. kadar, göz irisi yeşil renklidir. Sırt tarafı yeşilimsi zemin üzerine,kenarları siyah olan yeşil lekelidir. Erkeklerin boğaz kısmında ses kesesi mevcuttur. Bu sayede sesleri uzun sürelidir ve bekçi düdüğünü andırır

Az bitkili veya ormanlık bölgelerde nemli taşlık kısımlarda yaşarlar. Gündüzleri taş altı, oyuklar ve deliklerde gözlenir. Geceleri avlanan tür böcek solucan ve yumuşakçalarla beslenir. Ampleksus koltuk bölgesindedir. Yumurtalar koyu renkli ve 2 kordon halinde bırakılır. IUCN kriterlerine göre DD (Data Deficient) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Yurdumuzda Trakya bölgesi hariç, her yerde dağılış gösterir.

Pseudepidalea viridis (Gece kurbağası)

 Genel Özellikleri: Vücut boyu 9 cm. kadar, göz irisi yeşil renklidir. Sırt tarafı yeşilimsi zemin üzerine,kenarları siyah olan yeşil lekelidir. Erkeklerin boğaz kısmında ses kesesi mevcuttur. Bu sayede sesleri uzun sürelidir ve bekçi düdüğünü andırır

Az bitkili veya ormanlık bölgelerde nemli taşlık kısımlarda yaşarlar. Gündüzleri taş altı, oyuklar ve deliklerde gözlenir. Geceleri avlanan tür böcek solucan ve yumuşakçalarla beslenir. Ampleksus koltuk bölgesindedir. Yumurtalar koyu renkli ve 2 kordon halinde bırakılır. IUCN kriterlerine göre LC (Least Concern) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Yurdumuzda sadece Trakya Bölgesi'nde yayılmıştır.

Hyla orientalis (Ağaç kurbağası) 

 Genel Özellikleri: Vücut boyu 5 cm. kadar deri üstte düz altta granüllüdür. Kulak zarı barizdir. Türün tipik özelliği ayak parmaklarının uçlarında yapışmaya yarayan geniş disklerin bulunmasıdır. Erkeklerde başın altında bir ses kesesi bulunur. Sırt taraf genellikle parlak yeşil bu zeminde koyu renkli küçük lekeler bulunabilir. Sırt renkleri bazen giri sarımsı veya siyahımsı renge dönüşebilir. Göz önünden başlayan koyu renkli kulak zarını geçerek vücut yanlarında kasık bölgesine kadar uzanır ve orda ön yukarıya yönelik mahmuz benzeri bir kıvrılma yapar. Karın taraf beyazımsı veya hafif sarımsıdır.

Yalnız üreme mevsiminde suya giren bu tür diğer zamanlarda ağaçlarda ,ağaçsı bitki üzerlerinde yaşarlar. Gündüz yapraklar arasında gizlenirler ve renk değiştirme özelliği nedeniyle ortamda güç farkedilirler. Güneşin battığı saatlerde faaldirler. Derilerinden kuvvetli zehir etkili bir madde salgılanır. Besinlerini böcek ve örümcek türleridir. Bir dişi 800-1000 yumurta bırakabilir.

Türkiye’deki dağılışı; Türkiye'de Batı ve Kuzey Anadolu Bölgelerinde yayılmıştır.

Hyla savignyi (Yeşil kurbağa) 

 Genel Özellikleri: Vücut boyu 5 cm. kadar olan türün derisi üst tarafta düz, altta granüllüdür. Bu tür ağaç kurbağasına benzer, ancak arka bacakları daha uzundur. Ayrıca vücudun yan taraflarındaki şerit kasık bölgesinde yukarıya ve öne doğru bir çıkıntı yapmaz.

Yalnız üreme mevsiminde suya giren bu tür diğer zamanlarda ağaçlarda,a ğaçsı bitki üzerlerinde yaşar. Gündüz yapraklar arasında gizlenir ve renk değiştirme özelliği nedeniyle ortamda güç farkedilir. Güneşin battığı saatlerde faaldir. Derilerinden kuvvetli zehir etkili bir maddde salgılanır. Besinlerini böcek ve örümcek türleridir. Bir dişi 800-1000 yumurta bırakabilir. IUCN kriterlerine göre LC (Least Concern) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Türkiyede Güney Anadolu Bölgesi'nde bulunur.Deniz seviyesinden 1500 m. yüksekliğe çıkabilir.

Pelobates syriacus (Toprak kurbağası)

 Genel Özellikleri: Boyları 8 cm. kadar olabilir. Kulak zarları yoktur, derileri düz ve gözbebekleri dikeydir. Ses keseleri sadece dişilerinde bulunur. Toprağı kazmaya yarayan sarımsı renkteki tüberkül arka ayaklarda bulunur. Sırt tarafı girmsi beyaz yeşil lekelidir ve lekelerin içinde küçük benekler bulunur. Alt tarafı ise beyazımsı gri ve lekesizdir.

Üreme zamanında havuz veya gölcüklere geçerler. Bir dişi 1000-3000 kadar yumurta bırakır. IUCN kriterlerine göre LC (Least Concern) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Türkiye'nin her yerine yayılmış olmakla beraber en çok Trakya ve Anadolu'da gözlenir. Deniz seviyesinden 1600 m'ye kadar çıkabilirler.

Pelodytes caucasicus (Kafkas kurbağası)

 Genel Özellikleri: Boyları yaklaşık 5-6 cm kadardır. Sırt derisinde delikli siğiller bulundurur. Sırt tarafı gri veya kahvenrengi tonlarında olup siyahımsı lekelidir. Alt tarafı ise genellikle beyazımsıdır.

Genellikle geceleri aktifdirler gündüzleri ise taş altlarında geçirirler. Renkleri dolayısıyla su diplerinde çok zor ayırt edilirler. Böceklerle beslenirler ve yumurtalarını kümeler halinde suya bırakırlar. IUCN kriterlerine göre NT (Near Threatened) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Türkiye'de yalnızca Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yayılış gösterirler.

Pelophylax bedriagae (Levanten kurbağası)

 Genel Özellikleri: Vücut boyları 8-9 cm. kadardır. Sırt tarafları yeşil kahverengi ve üzerinde koyu kahverengi veya koyu yeşil, siyah lekelidir. Pelophylax ridibundus türünden sesleri farklı olması nedeniyle ayrılmıştır. Arka bacaklarında büyük koyu lekeler bulunur. IUCN kriterlerine göre LC (Least Concern) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Türkiye' de Batı Anadolu Bölgesi'nde yayılmıştır.

Pelophylax ridibundus (Ova kurbağası)

 Genel Özellikleri: Baş yanlarında şerit bulundurmayan bu türler 15 cm. kadar olabilirler. Deri kıvrımları iyi gelişmiş, kulak zarları barizdir. Erkekler dış ses kesesi bulundurur. Sırt tarafı yeşil-gri veya kahverengi tonlarında koyu lekelidir. Alt taraf ise kirli beyaz ve küçük lekelidir. 

Btikilerin çok olduğu göl ve ağır akan su kenarlarında yaşarlar. Genelde su kenarlarında pek uzaklaşmazlar. Eti yenmek üzere ihraç edilen türlerden biri olması populasyonlarına ciddi zararlar vermektedir. Yumurtalarını açık sulara yada buralardaki bitki aralarına bırakırlar. IUCN kriterlerine göre LC (Least Concern) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Türkiye'nin hemen hemen her yerine yayılmış durumdadır.İki alttür ile temsil edilmektedir.

Pelophylax caralitanus (Beyşehir kurbağası)

 Genel Özellikleri: Baş yanlarında şerit bulundurmayan bu türler 10 cm. kadar olabilir. Deri pürtüklü ve yumuşaktır. Erkekler dış ses kesesi bulundurur. Sırt tarafı yeşil-gri veya kahverengi tonlarında koyu lekelidir. Bazı öreneklerde sırt tarafta orta hat boyunca açık sarı renkli bir çizgi vardır. Alt taraf ise kirli beyaz zemin üzerine turuncu veya sarımsı desenlidir.

Bitkilerin çok olduğu göl ve ağır akan su kenarlarında yaşarlar. Genelde su kenarlarında pek uzaklaşmazlar. Eti yenmek üzere ihraç edilen türlerden biri olması populasyonlarına ciddi zararlar vermektedir. Yumurtalarını açık sulara yada buralardaki bitki aralarına bırakırlar. Bir dişi 5000-10000 yumurta bırakır. IUCN kriterlerine göre NT (Near Threatened) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Ülkemize endemik tür Ege Bölgesi,İç Anadolu'nun batı kesimleri, Akdeniz Bölgesi'nin Antalya, Burdur ve Isparta'yı içine alan kesmi ile Niğde'ye kadar olan bölgede yayılmıştır. Deniz seviyesinden 1500 m. yüksekliğe çıkabilir.

Rana dalmatina (Çevik kurbağa)

 Genel Özellikleri: Gözbebekleri yatay olan bu tür en fazla 9 cm. kadardır. Baş yanlarındaki bantlar oldukça barizdir. Erkeklerinde arka bacaklar oldukça uzundur ve ses kesesi taşımazlar. Sırt tarafı grimsi kahverengi ve ince siyah noktalıdır. Alt tarafı ise beyaz lekesizdir.. 

Orman, koru, çayır gibi yerlerde yaşarlar. Sudan uzak yerlerde yaprak altlarında gizlenirler ve çok zor ayırt edilirler. Dişiler yumurtalarını durgun suların kenarlarına bırakır. IUCN kriterlerine göre LC (Least Concern) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Yayılış bölgesi Trakya ve Anadolu'nun kuzey kısımlarıdır.

Rana holtzi (Toros kurbağası)

 Genel Özellikleri: Baş kenarlarındaki koyu renkli şeritleriyle tanınan bu türler 7-8 cm. kadardır. İnce yapılı ve yumuşak bir derileri vardır. Deri kıvrımları sırtın iki yanına boyuna uzanır ve oldukça barizdir. Sırt tarafı sarımsı yeşil veya grimsi yeşildir ve üzerinde siyah veya kahverengi lekeler bulundurur. Alt taraf ise bazen sarımsı olsa da genellikle pembemsi renktedir.

Yüksek dağ göllerinin kenarlarındaki çayırlarda yaşarlar. Üremeleri hakkında detaylı bilgiler olmasada yumurtalarını göllerin sığ ve bitkili kısımlarına küme halinde bıraktıkları bilinir. IUCN kriterlerine göre CR (Critically Endangered) statüsündedir.Endemiktirler.

Türkiye’deki dağılışı; Ülkemizde ve dünyada yalnızca Toros Dağları 'nda ve Bolkar Dağı'nda yaşarlar.

Rana macrocnemis (Uludağ kurbağası)

 Genel Özellikleri: Vücut boyu 8 cm. kadardır. Derileri genelde pürüzlü, gözbebekleri yatay ve baş yanlarında bantlar oldukça barizdir. Sırt tarafları sarımsı kahverengi veya tuğla kırmızısıdır ve belirsiz lekeler bulunur. Alt kısım ise lekesiz ve pembesidir. Erkekler iç ses keseleri taşırlar.

Küçük dereler ve bunların kenarlarında ki ağaçlık kısımlarda yaşarlar. Suya yakın çayırlık alanlarda da görülebilirler. Böceklerle beslenen bu türler kış mevsimini çayır kökleri arasında geçirirler. IUCN kriterlerine göre LC (Least Concern) statüsündedir. Endemiktirler.

Türkiye’deki dağılışı; Ülkemizde Doğu Anadolu hariç tüm Anadolu'ya yayılmıştırlar. İki alttür ile temsil edilmektedir.

Rana tavasensis(Tavas kurbağası)

 Genel Özellikleri: Gözbebeği yatay, vücut boyu 8 cm. kadardır. Baş yanlarındaki koyu bantlar barizdir. Başın alt kısmı ile boyun boyunda küçük grimsi kahverengi noktalar vardır.Sırt taraf kahverenginin değişken tonlarında olup, üzerinde koyu lekeler bulunur.Sırt ortasında açık renkli boyuna bir şerit bulunur. Karın taraf lekesiz ve sarımsı beyaz renktedir.

Çam ve sedir ağaçlarının sık bulunduğu yavaş akan su kenarlarında yaşar. Böceklerle beslenir. Dişiler yumurtalarını kümeler halinde durgun sulara bırakır. IUCN kriterlerine göre EN (Endangered) statüsündedir.

Türkiye’deki dağılışı; Ülkemize endemik olan bu tür, Denizli il sınırları içerisinde Tavas ilçesinin kuzeybatısındaki Akdağ bölgesinde tanımlanmıştır. Deniz seviyesinden 1650 m. yüksekliktedir.Son dönemde Antalya'nın Elmalı ilçesinde de gözlemlenmiştir.


Bu sitede yer alan tüm bilgiler ortak çalışma sayfamız olan www.herpamura.org dan alınmıştır.

ÜLKEMİZDE ZEHİRLİ KURBAĞA YAŞAMAMAKTADIR. ( İNSANA ETKİ EDECEK)


Fotoğraflar:Wikipedia-Prof.Dr.Bayram GÖÇMEN-wikimedia

Türkiye Yaban Hayatı

Katılma Tarihi: 2019-09-04 23:35:05