Biyoçeşitlilik Dünyadaki Yaşam İçin Neden Önemlidir?

  1. Anasayfa
  2. Biyoçeşitlilik Dünyadaki Yaşam İçin Neden Önemlidir?

Biyoçeşitlilik Dünyadaki Yaşam İçin Neden Önemlidir?


En basit ifadeyle biyoçeşitlilik , doğal dünyadaki tüm organizmaları içerir.  Mikroorganizmalar, bitkiler, mantarlar, böcekler ve her tür hayvan birlikte biyoçeşitliliği oluşturur.  Terim en sık olarak, belirli bir alanın veya ekosistemin biyolojik çeşitliliğini tanımlamak için kullanılır.  

Her bölge, ekosistem,  biyom veya biyozon kendi çeşitlilik düzeyine sahiptir ve biyoçeşitliliği ölçmenin birkaç farklı yolu vardır, ancak genel olarak Dünya'nın biyoçeşitliliğe sahip bir gezegen olarak kalması bizim için son derece önemlidir.

Biyoçeşitlilik Nedir?

Biyolojik Çeşitliliğe Sahip Bir Gezegenin Önemi.

Biyoçeşitlilik, bir dizi nedenden dolayı Dünya'daki yaşam için kritik öneme sahiptir.

Dünyadaki tüm ekosistemler ve biyolojik sistemler birbirine bağlıdır ve hiçbiri kendi başına hayatta kalamaz.  Aynı şekilde, bir bölgedeki tüm organizmalar, dengede olmak ve sağlıklı bir popülasyon ve çevreyi sürdürmek için birbirlerine ihtiyaç duyar.  

Biyolojik çeşitliliğe sahip bir ekosisteme veya daha yaygın olarak, çeşitliliğe sahip bir gezegene sahip olarak, gezegen ve tüm biyomları optimum, en yüksek performanslarında dengede kalabilir.  Bu sistemde verimlilik yüksektir, hayvan popülasyonları sağlıklıdır çünkü sistem dengeyi korur.  Bu olduğunda, sistem sadece iyi çalışmakla kalmaz, aynı zamanda yok olmaya endişesi taşımaz.  

Biyoçeşitlilik, besin ağını korumak için son derece önemlidir.  Bir ekosistemdeki tür sayısı ne kadar fazlaysa, bir türün besin ihtiyacı o kadar çeşitlidir.  Bu sayede ekosistem canlıların ihtiyaç duydukları yeterli gıda arzını ve istikrarını sağlayabilir.

Bu hassas ekosistemlerin ve bölgelerin, dış faktörlerin devreye girmesi durumunda dengesiz hale gelmesi kolaydır.  Bu durumlarda, bir dengesizlik bir sistemi hızla tamamen değiştirebilir, bu da ya daha büyük sorunlara ya da kontrol edilmezse sistemin tamamen çökmesine yol açabilir.  Yeni bir bitki keşfedilmişse yok olabilir veya bir tür aşırı avlanırsa, o sistemdeki her hayvan, bitki ve hatta mikroorganizma bir şekilde etkilenir ve hayatta kalmak için adapte olması gerekir veya yok olabilir.  Bu nedenle biyoçeşitliliğin korunması, gezegenin sağlığının sağlanması ve ekosistemlerin herhangi bir şekilde çökmesinin veya domino taşlarının art arda gelen olumsuz etkilerinin önlenmesi kritik önem taşımaktadır.

İnsanlar beslenmek, yaşamak ve gelişmek için büyük ölçüde biyolojik çeşitliliğe sahip ortamlara güvenir.  Biyoçeşitlilik tehdit edildiğinde gıda kaynakları, inşaat malzemeleri ve hatta ilaçların yapımında kullanılan birçok bitki etkilenebilir.  Biyoçeşitlilik için bu ihtiyaç özellikle tarım ve gıda ürünlerinde görülmektedir.  Çoğu gıda toplu olarak üretildiğinden veya toplu olarak yetiştirildiğinden, bu gıdaların tohumları, bitkileri ve çeşitleri modernize edilmiştir.  Bu nedenle, vahşi doğada doğal olarak yetişen birçok gıdanın aksine, bir veya iki ana popüler gıda çeşidi mevcut olabilir.  Bunun en iyi örneği muz örneğidir.

Doğal olarak, bir dizi farklı muz türü veya alt türü vardır, ancak çiftliklerde ve tarlalarda sadece bir tür baskındır.  Bu nedenle, muz popülasyonu hastalığa karşı son derece duyarlı hale gelmiştir.  Doğal bir ortamda, bir alan biyolojik olarak çeşitliyse, bir hastalık bir alanı etkileyebilir, ancak büyük olasılıkla yalnızca belirli bitkileri veya hayvanları hedef alabilir.  Bununla birlikte, o bölgede sadece bir tür bitki varsa, tüm popülasyon yok olabilir.  Muzla ilgili korku budur, çünkü belirli bir muz hedefli virüs, dünyanın muz arzının çoğunu yok etme potansiyeline sahiptir.

Bitkiler genellikle belirli tozlayıcılara sahip olma eğilimindedir ve bu nedenle, insanlar tarafından çeşitli amaçlar için kullanılan birçok böcekle tozlanan bitkilerin çoğalabilmesini sağlamak için biyolojik çeşitliliğe ihtiyaç vardır.  Bitkiler hayatta kalırsa, yiyecek için bu bitkilere bağlı olan diğer türler de hayatta kalacaktır.

Aynı endişe hayvancılıkta da görülebilir.  Et veya süt için yetiştirilen ve yetiştirilen birden fazla inek türü olmasına rağmen, bazı sığır ırklarının sığır eti endüstrisi için diğerlerinden daha fazla talep edildiği iyi bilinmektedir.  Bunun nedeni, o cinsin daha verimli olması ya da hastalığa daha az yatkın olması, bir sığır cinsini besleyerek sürünün hastalık gibi dış etkenlere karşı çok daha fazla risk altında olmasıdır.

Benzer şekilde, biyolojik çeşitliliğin kaybı bir alanı savunmasız bırakabilirken, bolluğu fırsat sağlayabilir.  Araştırmalar sürekli büyüyor, insanlara faydalı olabilecek her türlü nadir bitki, hayvan ve mikro organizmayı araştırılmaktadır.  Bu genellikle tıp bilimi ile ilgili araştırma şeklini alır ve en olası olmayan elementler, bitkiler veya hayvansal yan ürünler kullanılarak tedaviler ve aşılar için gkullanılmaktadır.  Çeşitli ekosistemlerin bu nadir kısımları kullanılmadan, bu tür tedaviler mümkün olmazdı.  Biyoçeşitlilik kaybolduğunda, bu bitkiler veya hayvanlar için bir bütün olarak toplumu değiştirebilecek kullanım alanları bulma fırsatı da kaybedilmiş olur.  

Biyoçeşitliliğe Yönelik Tehditler.

Biyoçeşitlilik ihtiyacını anlarken, bu çeşitliliğe tehdit oluşturan faktörleri anlamak önemlidir.  Dünya'da, ne yazık ki, biyolojik çeşitliliğe yönelik tehditler son on yılda arttı ve sonuç olarak, bazı çeşitlilik zaten kalıcı olarak maalesef kaybedildi.  Soyu tükenmiş hayvan ve bitki türlerinin sayıları artmış, gezegenin çeşitliliğinde genel bir azalmaya yol açmıştır. Bugün bu sorun hızla devam etmektedir.  Tarihin bu noktasında, çeşitlilik her zamankinden daha hızlı azalıyor.  Türler, 21. yüzyılda, Dünya tarihinin herhangi bir noktasında olduğundan yaklaşık 1000 kat daha hızlı tükeniyor ve bu doğrudan insan faaliyetlerinden kaynaklanmakta.

Biyoçeşitliliğin azalmasına neden olan ve olmaya devam eden ve çeşitli hassas ekosistemler için çöküş tehdidi oluşturan çok sayıda insan kaynaklı endüstri ve uygulama vardır.

Egzotik evcil hayvan endüstrisi dahil hayvan ticareti ; kentsel büyüme; avcılık ve kaçak avcılık ; baraj inşaatı ve sulak alan drenajı; ormansızlaşma; Tarım; ve kirlilik , çeşitliliği etkileyebilecek başlıca faktörlerden bazılarıdır.

Özellikle biyoçeşitlilik kaybı açısından gezegendeki en büyük sorunlardan biri balıkçılık endüstrisidir.  Aşırı avlanma ve hedef dışı avlanma , büyük miktarlarda balığın ölümüne ve dünyanın her yerindeki balık türlerinin tükenmesine neden olmakta.  Sadece hedef türler aşırı avlanmakla kalmıyor - Lüfer, ton balığı, morina ve somon gibi türler - aynı zamanda devasa balıkçılık endüstrisi için mevcut olan sistemler, yollarına çıkan hemen hemen her şeyi süpürüyor ve birçok tür için önde gelen ölüm nedeni oldu. Son zamanlarda gelişen teknoloji sayesinde artık balıkların kaçacakları ve saklanacakları yer kalmamıştır. Mevcut bazı cihazlar balıkları 40 km içerisinde bulabilmektedir.

Örneğin, her yıl yaklaşık 300.000 balina, yunus ve diğer balık türleri ağlar ve oltalar tarafından ölmesine neden olur.  Benzer şekilde, çeşitli kaplumbağa türleri, hedef olmamasına rağmen onları yakalayan ve öldüren misinalar ve olta kancaları nedeniyle tehlike altına girmiştir.   

Ormansızlaşma diğer bir önemli faktördür ve bitki çeşitliliği ile daha doğrudan ilgilidir.  Endüstriler, belirli bir alandan veya ormandan daha büyük ağaçları keserek, o bölgedeki bitkilerin biyolojik çeşitliliğini hızlıca azaltmaktadır.  Bu sadece bitkilerin - örneğin çam ağaçlarının - ortadan kaldırıldığı anlamına gelmez, aynı zamanda bu ağaçların yokluğu ekosistemdeki diğer türlerle daha fazla zincirleme sorunları yaratır.


Ormansızlaşma Nedir?

Büyük ağaçlar bir kez yok olduğunda, gölgesinde gelişen diğer küçük bitkiler - eğrelti otları veya yer örtücü bitkiler gibi - daha büyük türlerin koruması olmadan artık hayatta kalamazlar.  O halde, yalnızca kesilen ağaçlarda yaşayan hayvanların yaşam alanı olmadığı gibi, çalılıklarda yaşayan hayvanlar da yaşam alanlarını kaybedecektir.  Bitki ve hayvan türlerinin dengesi bozulduğunda, yaşayacak güvenli bir yerleri veya diğer durumlarda yiyecek avlayacak yerleri olmadığı için türler yok olmaya başlayacaktır.

Bu şekilde her tür yaşamak için bir birine bağlıdır, ottan aslana veya fareden çam ağacına kadar bir birine mecburdur.  Her hayvan, bitki veya böcek, tüm türlerin dengede kalması için sabit bir popülasyonu sürdürmek için diğer canlı türlerine ihtiyaç duyarlar ve onlara güvenirler.  

Koruma Çalışmaları.

Çeşitliliğin mümkün olduğu kadar çok alanda korunmasını sağlamanın ne kadar önemli olduğunu anladık.  Bu ancak tehlikelerin azaltılması, insanların kurduğu ve çevreyi olumsuz etkileyen çok sayıda endüstriyi de düşünerek yapılmalıdır. (koruma önlemleriyle)

Balıkçılıkla birlikte birçok türün aşırı avlanmaları azaltılmalı ve risk altındaki türlerin dolaylı olarak hedef alınmamasını sağlamak için hepsini yakalama teknikleri yasaklanmalı ve insanların bu konuda eğitilmeleri gerekmektedir. Benzer şekilde, ormansızlaşmanın da değerlendirilmesi gerekiyor.  Bilinçsiz kesim bir alandaki hemen hemen her şeyi ortadan kaldırır ve sürdürülebilir bir hayatı olumsuz etkiler.  

Kontrollü kesim  ve bilinçli budama yöntemleri gibi işlemler kullanılarak çeşitliliğin korunması sağlanabilir.  Bu süreç, her şeyi temizlemek yerine, doğal arazinin bütünlüğünü koruyarak tarım için küçük alanlar oluşturulabilir.  

Türlerin tehlikeye girmesine yönelik en büyük tehditlerin kaçak avlanma ve avlanma olduğunu varsaymak kolay olsa da, bu faaliyetler doğrudan hayvanları hedef alıyor, aslında Dünya'nın genel biyoçeşitliliğini etkileyen bütün faktörler endüstri ağı ve insandır.  Dünyanın doğal sisteminin her yönü bir sonrakine bağlı olduğu için, gerçek etki ancak soruna bir bütün olarak bakılarak ve bir adım geri atılarak görülebilir.  


Ahmet TAŞÇI


Fotoğraflar:eurosite.org-https://defenders.org/-https://www.paybanks.ga/ProductDetail.aspx?iid=51492364&pr= - https://chainreactionresearch.com/

Türkiye Yaban Hayatı

Katılma Tarihi: 2019-09-04 23:35:05